mobil-telefon mobil-whatsapp
Hakkımızda 2020-05-25T12:25:39+03:00
Shadow Korku Evi

Musallat Korku Evi Nedir?

Kulaktan kulağa dolaşan şehir efsanesinin gerçeğe dönüşmüş halidir.
Yaşanmış bir hikayeden esinlenerek çekilmiş korku filminin konseptinde yapılmış gerçek bir kaçış oyunudur.
Farklı kurgusu, yaratıcı bulmacaları ve gizemli havasıyla başka diyarlara gitmeye hazır olun.

Hikaye

Bu olay 1948 yılında İzmir Alsancak’ta yaşanmıştır. İki arkadaş hazine işine girerler ama bunun için ilk önce üç harflilerden yardım almaları gerekir ve alırlar. Anlaşma yapılırken, cinlerinde bu iki arkadaştan bir istekleri olmuş ve iki arkadaşta bu isteği kabul etmiş. Gel zaman git zaman bu iki arkadaş hazineyi bulmuşlar ve oradan çıkarmışlar. Bir yer belirlemişler ve altınları oraya gömmüşler. Ama bir diğer arkadaş olan Hakan, sözünde durmamış, diğer ortağı ve arkadaşı Mehmet yokken geceden bütün hazineyi alıp başka bir ile yani İzmir Alsancak’a göç etmiştir. Ailesi, karısı, oğlu ve kızı ile kendine bir ev tutup oraya yerleşmiştir. Bir kaç yıl sonra olaylar ortaya çıkmaya başlamış, cinler tarafından sürekli rahatsız edilmeye başlamıştır. İlk önce evde korkunç olaylar; elektriklerin sürekli yanıp sönmesi, ardı ardına kendi kendine açılan kapılar ve kesilmeyen uğultular duyulmaya başlamış, daha sonra da uyutmayan kabuslar.. Hakan artık onlara cinlerin musallat ettiğini kabullenip bir hocayı evine çağırmıştır. Bu sırada ise köyünü arayıp Mehmet’i sormuş ama hazinenin çıkartıldığı günden beri kimse Mehmet’i görmemiş, duymamış. Söylenenlere göre; kimisi delirip kaçtı, kimisi kendini astı demiş. Hakan iyice korkmuş ve olanı biteni evine gelen hocaya anlatmış. Hoca kambur, uzun sakallı, uzun saçlı, gözleri iri ve oldukça yaşlı bir insanmış. Hoca olayları duyduğunda, bu işi gece halledeceğiz, size en kötü cinler musallat olmuş, bu gece onları bu eve çağırıp senden ne istediklerini soracağım demiş. Gece olmuş. Hoca evdeki herkesi toplamış, Hakan’ın küçük kızı hariç.. Bir masanın başına toplanmışlar ve hoca cinleri toplamaya başlamış. Tam o sırada hocaya garip bir şeyler olmuş. Cinler o hocanın içine girmişler ve Hakan’a dönüp gözleri dönmüş bir şekilde; “Biz senden ne istedik, sana hazinenin karşılığında küçük bir kız çocuğunu bize vermeni istedik, sen ise bize ihanet ettin” demiş. Tam o sıra evin hanımı olan Hatice ayağa kalkıp masanın üzerinde duran bıçakla kendi oğlunun gırtlağını kesmiş. Daha sonra aynanın karşısına geçip Hakan’ın gözlerinin içine bakarak kendi boğazını kesmiş. O sırada ise hoca, Hakan’a bakarak kalın bir ses ile sıra kızında demiş. Hoca ayağa kalkarak kızın odasına girmiş. Hakan ise olduğu yerde put gibi duruyor ve olanları izliyormuş. Cinler onun elini, kolunu ve dilini bağlamıştır. İçine cin giren hoca ise, küçük kızın odasına girerek küçük kızı odasına asmış ve o günden sonra bu bütün yaşanılan olaylar Hakan’ın üstüne kalmış. Fakat Hakan o günden sonra delirmiş ve akıl hastanesine kapatılmıştır.